Buradasınız
Anasayfa > Güzellik > Cilt Bakımı ve Saç Bakımı > Işıltılı ve Sağlıklı Bir Cilde Sahip Olmanın Yolu

Işıltılı ve Sağlıklı Bir Cilde Sahip Olmanın Yolu

Çevresel faktörler, yanlış beslenme, sigara ve alkol kullanımı cilt sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor. Hayatımızda yapacağımız küçük değişimler ile kısa sürede ışıltılı ve sağlıklı bir cilde kavuşmak mümkün. Seneyi bitirmeye hazırlandığımız bu günlerde yeni yıla ışıldayan bir ciltle girmek için önerilerimize kulak asın.

Kozmetik Ürünleri Seçiminizi Cilt Tipinize Göre Yapın

Cildiniz için kullandığınız kozmetik ürünlerini seçerken kendi cilt tipinize uygun ürünü seçmeniz doğru sonuç alabilmek adına çok önemli. Yağlı cilt tipine sahip olan bir kişi , kuru yada normal cilt tipi için üretilmiş bir kozmetik ürünü kullandığında hoş olmayan sonuçlarla karşılaşabilirler.

Karma ve yağlı  cilt yapısına sahip olan kişiler makyaj malzemelerinde su bazlı ürünleri tercih etmelerini öneririz.

Cildinizin Nem Oranını Dengede Tutun

Pürüssüz bir cilde sahip olmanın yolu ciltteki nem oranını dengede tutmaktan geçiyor. Cildinizi doğal yapısından çıkarıp kurutan temizleyiciler akne oluşumunu tetikleyebilir.  Yağlı bir cilt yapısına sahip olan kişilerin çerez, kakao, cips gibi ürünlerden uzak durmak gerekiyor. Cilt tipinizi öğrenmenin en doğru yolu bir dermatologtan yardım almaktan geçiyor.

Düzenli Beslenin , Bol Su Tüketin

Su tüketimi cildinizin tazeliğini ve duruluğunu korumasında en büyük yardımcınızdır. Vücut susuz kaldığında göstereceği ilk tepki ciltte göreceğiniz kuruluk ve matlaşma olacaktır.

Cilt Uygulamaları

Yaş almanın getirdiği belirtiler , ciltteki leke izleri , iltihaplı sivilceler konusunda uzman dermatologlar tarafından uygun yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Cildinizi daha sağlıklı bir görünüme sahip olmak için uygulanabilecek yöntemler şunlardır;

Fraksiyonel Lazer;

Cildin yüzeyinde ısı kabarcıkları oluşturarak kolajen ve elastin yapımını artırır. Cilt üzerinde belirgin bir soyma işlemine yol açmayan bu yöntem 3’er haftalık aralıklarla 4 ve 6 seans arası uygulanır.

PRP: Kişinin kendi kanında bulunan trombosit denilen kök hücrelerin yardımıyla gerçekleştirilen bu tedaviyle daha canlı bir cilde kavuşabilmek mümkün olmaktadır. Kök hücrelerle gerçekleştirilen bu tedavi, hamile ve emzirme dönemindeki kadınlar dahil birçok kişide son derece güvenle uygulanabilmektedir. 2 veya 3’er haftalık aralıklarla 4 seans önerilmektedir.

  • Altın iğne radyofrekans: Cildi sıkılaştırıcı mikro iğneli radyofrekans uygulamasıdır. Yaklaşık 3,5 mm derinliğe girerek, doku içine radyofrekans ışını vererek uygulanan bu tedaviyle bağ dokusu desteklenmektedir. Kolajen lifler uyarılarak cildin yenilenmesi sağlanmaktadır. Akne izlerinde, gözenek küçültmede ve ince kırışıklıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bu yöntemle kişinin doğal yapısına yapaylık katmadan, cilt düzeltilmektedir.
  • Işık dolgusu: Topikal olarak uygulanan birçok kremin maalesef esas kolajen yapımının uyarımı için gerekli dermis denilen cilt tabakasına ulaşması oldukça zor olmaktadır. Mezoterapi tekniğiyle orta cilt tabakasına hapsettiğimiz hyaluronik asit, A, C, E vitamini gibi antioksidan vitaminler ve bazı aminoasitler sayesinde ışıl ışıl, neme doymuş ve sağlıklı bir cilt elde edebilmek mümkün olmaktadır. 3’er haftalık aralıklarla 3 seans önerilmektedir.

 

 

Bir cevap yazın

Top