Buradasınız
Anasayfa > Güzellik > Cilt Bakımı ve Saç Bakımı > Gençlik İksiri Kolajen

Gençlik İksiri Kolajen

Kolajen Nedir

Gençlik İksiri Kolajen

Tıp ve kozmetik dünyası her geçen gün genç kalmak adına farklı kombinasyonları deniyor. Bu alanda son günlerin gündem konusu ise ; Kolajen. Kolajen vücudumuzda bulunan dokularımızın  bütünlüğünü sağlamak için onları bir arada tutan en kıymetli protein. Vücudumuzun bu en yüksek miktardaki yapı taşını bedenimizin doğal yapıştırıcısı olarak da nitelendirebiliriz.

Bu çok kıymetli protein, insan vücudunun yaklaşık yüzde 30’unu oluştururken, 25 yaşından sonra her 10 yılda yüzde 1 oranında azalıyor. Peki, bu azalma kendini nasıl gösteriyor, onunla başa çıkmak konusunda ne yapabiliriz? Ya da kolajenin çeşitleri var mı, fonksiyonları neler? Genç kalmanın bu popülaritesi yüksek destekçisi hakkında merak ettiğimiz ne varsa bu yazıda bulacaksınız.

Kolajen Tipleri

Vücudumuzdaki her dokuda farklı kolajen tipleri yer alıyor. Fakat fonksiyonlarına bakarak onları dört temel başlık altında toplayabiliriz.

Tip 1

Vücut kolajenimizin yüzde 90’lik en büyük payını oluşturuyor. Özellikle cilde, eklemlere, tendonlara ve dişlere büyük destek sağlıyor.

Tip 2

Daha gevşek bir lif yapısına sahip. Bu nedenle elastik yapıdan sorumlu olarak çalışıyor. Eklem kıkırdaklarında bol miktarda bulunuyor.

Tip 3

Kasların, organların ve kan damarlarının yapısını destekliyor.

Tip 4

Cilt katmanlarında bulunan özel bir tür olduğu söyleniyor .

Kolajen tipleri arasında tip1 ve tip 3 kolajen cilt yapısının daha sıkı ve genç görünmesine etki ediyor. Vücudumuzdaki kolajen üretimini bazı durumlarda beslenme ile ateşlemek de mümkün olabiliyor. Çünkü vücudumuzda kolajen üretiminde ilk ortaya çıkan madde prokolajen oluyor. Başta C vitamini, prolin, glisin, çinko ve bakır prokolaje yapımını artırıyor. Bu destekçilerden zengin bir beslenme protokolü de kolajen üretimini tetikliyor.

Kolajen Takviyesi

Son dönemlerde gündemden düşmeyen kolajen takviyelerinin cilt üzerindeki faydaları konusundaki çalışmalar, alınan takviyelerin etkinliğini kanıtlar nitelikte. Uzmanlar, kullanılan takviyelerin cildin elastikiyetinde iyileşme sağladığını ve cildi daha genç gösterip, kırışıklıklarının azalmasına yardımcı olduğunu söylüyorlar. Ayrıca Tip l ve Tip 3 kolajenleri cilt sağlığını daha yoğun şekilde desteklediğinden takviye seçimi yaparken bu ipucunun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyorlar. Sıvı takviyeler cilde en yüksek faydayı sağlarken, beklenilen gençlik etkisinin ortaya çıkabilmesi için minimum üç ay düzenli kullanım şart.

Kolajen takviyesi uygulamaları ile vücudumuzda belli sebeplerle azalan kolajeni tekrar yerine koymak mümkün. Yaşın ilerlemesi ile birlikte azalan kolajen seviyesi , kişiye göre ve farklı biçimlerde kendisini gösteriyor. Bu belirtiler genellikle deri elastikiyetinde azalma, cilt parlaklığı ve dolgunluğunda zayıflama hatta ince çizgi ve kırışıklıklarla ortaya çıkıyor.

Kolajen vücudumuzda bulunan dokularımızın  bütünlüğünü sağlamak için onları bir arada tutan en kıymetli protein. Vücudumuzun bu en yüksek miktardaki yapı taşını bedenimizin doğal yapıştırıcısı olarak da nitelendirebiliriz.

Yeni trend uygulamalar daha çok dokularımızda yaygın bulunan hücrelerden kolajen üretimini artırmaya yönelik oluyor. Bu yüzden kolajen aşısı olarak adlandırılıyor. Uygulama, adından da anlaşılacağı gibi kişideki kolajen kalitesini yukarı çekerek daha aydınlık ve canlı bir cilt elde etmek için yapılıyor. Böylece ince kırışıklıklar da azalıyor.

Bir cevap yazın

Top